İngilizceden > Türkçeye - Deyimler

Deyim Anlamı
the small hours Gece yarısından sonraki ilk saatler.
flog a dead horse Artık gereği olmayan, alakasız konulara odaklanmaya devam etmek
lose heart Bir konuda hevesini kaybetmek; umutsuzluğa kapılmak.
have a heart of gold Kişilik olarak çok içten, cömert ve nazik olmak.
hang one's head in the shame Utanç duyduğu için başını eğmek.
chew the cud Bir şeyi düşünmek.
cupboard love Gerçek olmayan, aç gözlülüğe dayalı yapmacık sevgi.
the curate's egg Ne iyi ne de kötü.
Deyim Anlamı
to cut corners Bir işi ucuz hale getirmek için kötü yapmak.
you can’t judge a book by its cover Bir kişiyi veya şeyi görünüşüne göre yargılamamanız gerektiğini, dış görünüşe aldanmamanız gerektiği anlamına gelir.
a piece of cake Bir şeyin çok kolay olduğunu belirtmek için kullanılır.
to kill two birds with one stone Bir olay sonucunda birden fazla faydalı sonuç elde etmek.
break a leg Genellikle performans sergileyecek kişilere iyi şanslar demek için söylenir.
to cost an arm and a leg Bir şeyin çok pahalı olduğunu belirtmek için kullanılır.
speak of the devil Bahsi geçen kişinin tam o sırada yanınıza gelmesi durumunda kullanılır.
to add insult to injury Bir durumu olduğundan daha da kötü hale getirmek.
Deyim Anlamı
you can’t judge a book by its cover Bir kişiyi veya şeyi görünüşüne göre yargılamamanız gerektiğini, dış görünüşe aldanmamanız gerektiği anlamına gelir
break a leg Genellikle performans sergileyecek kişilere iyi şanslar demek için söylenir.
speak of the devil Bahsi geçen kişinin tam o sırada yanınıza gelmesi durumunda kullanılır
a piece of cake Bir şeyin çok kolay olduğunu belirtmek için kullanılır.
to kill two birds with one stone Bir olay sonucunda birden fazla faydalı sonuç elde etmek.
to hit the nail on the head Bir olayın sebebini tam olarak açıklamak.
to cost an arm and a leg Bir şeyin çok pahalı olduğunu belirtmek için kullanılır.
to cut corners Bir işi ucuz hale getirmek için kötü yapmak.