İngilizceden > Türkçeye - Deyimler

Deyim Anlamı
a home truth Özellikle duyması zor olacak, hoş olmayan kötü bir gerçek; genellikle çoğul olarak kullanılır.
over the hill Bir kişinin kariyerinin veya hayatının yarısını geçmiş olması; çok yaşlanması.
hit it off Bir kişiyle çabucak iyi bir bağ kurmak; iyi anlaşmak.
get the boot İşten atılmak
a bone of contention Çözüme ulaşmamış bir sorun, tartışma veya fikir ayrılığı.
make a bolt for Birisine veya bir şeye doğru aniden çok hızlı bir şekilde koşmak.
rock the boat Sorunsuz giden bir durumu tehlikeye atabilecek bir şey yapmak veya söylemek.
go by the board Başarısız olup, boşa gitmek.
Deyim Anlamı
to cut corners Bir işi ucuz hale getirmek için kötü yapmak.
you can’t judge a book by its cover Bir kişiyi veya şeyi görünüşüne göre yargılamamanız gerektiğini, dış görünüşe aldanmamanız gerektiği anlamına gelir.
speak of the devil Bahsi geçen kişinin tam o sırada yanınıza gelmesi durumunda kullanılır.
to kill two birds with one stone Bir olay sonucunda birden fazla faydalı sonuç elde etmek.
a piece of cake Bir şeyin çok kolay olduğunu belirtmek için kullanılır.
break a leg Genellikle performans sergileyecek kişilere iyi şanslar demek için söylenir.
to cost an arm and a leg Bir şeyin çok pahalı olduğunu belirtmek için kullanılır.
to add insult to injury Bir durumu olduğundan daha da kötü hale getirmek.
Deyim Anlamı
you can’t judge a book by its cover Bir kişiyi veya şeyi görünüşüne göre yargılamamanız gerektiğini, dış görünüşe aldanmamanız gerektiği anlamına gelir
break a leg Genellikle performans sergileyecek kişilere iyi şanslar demek için söylenir.
speak of the devil Bahsi geçen kişinin tam o sırada yanınıza gelmesi durumunda kullanılır
a piece of cake Bir şeyin çok kolay olduğunu belirtmek için kullanılır.
to kill two birds with one stone Bir olay sonucunda birden fazla faydalı sonuç elde etmek.
to hit the nail on the head Bir olayın sebebini tam olarak açıklamak.
to cost an arm and a leg Bir şeyin çok pahalı olduğunu belirtmek için kullanılır.
to cut corners Bir işi ucuz hale getirmek için kötü yapmak.